Kızkardeşim Hayat ve Doktor Jivago Şiirleri

Başlık: Kızkardeşim Hayat ve Doktor Jivago Şiirleri
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2018
Yazar: Boris Pasternak
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 88
ISBN13: 9786052325315
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraRob389D&R

Boris Pasternak, Doktor Jivago romanıyla dünya çapında üne kavuşmuş biri olmasına rağmen, edebi yaşamı boyunca en çok şiir üzerine yapıt vermiş biridir. Elinizdeki kitapta, Pasternak’ın Türkiye okurlarınca kolayca benimsenmiş Kızkardeşim Hayat adlı kitabındaki şiirlerinin yanı sıra okurlarca pek bilinmeyen Doktor Jivago şiirlerini de bulabileceksiniz. Doktor Jivago şiirleri, şairin romanının sonuna eklediği şiirlerini içeriyor. Kitabın sunuşu, çevirisi gibi yine Azer Yaran’a ait. Pasternak şiiri üzerine en çok yoğunlaşan isimlerden biri olan Azer Yaran, şairin yine Erken Trenler, İkinci Doğuş gibi kitaplarını da Rusçadan Türkçeye kazandırmıştı. Boris Pasternak, Edebi Şeyler’in “Dünya Şiirinden Seçmeler” serisinin ilk şairidir.
Hayır, size ben acılar vermedim.
Ben ihmale kalkışmadım yurdu.
Bu güneşti parıldıyordu damlalarında mürekkebin,
Salkımlarındaki gibi tozlanan frenküzümünün.
Ve benim düşüncelerimin ve yazılarımın kanında
Koşnil böcekleri üredi.
Benden bağımsız kurtçuğun bu erguvanı.
Hayır ben size acılar vermedim.

Dehşetli Peygamber Zarif Cellat

Başlık: Dehşetli Peygamber Zarif Cellat
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2018
Yazar: Hamza Celaleddin
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 64
ISBN13: 9786052325339
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraRob389D&R

Hamza Celâleddin, serinin ilk kitabı Katil Nietzsche Asker Kant’tan sonra bu kez Dehşetli Peygamber Zarif Cellat ile karşınızda. Felsefe ve edebiyatı, tarihsel birer kurgu olarak ele almasıyla ve kendine has üslubuyla bilinen Hamza Celâleddin, serinin bu ikinci kitabında edebiyatı, yazar ve şairleri merkeze alıyor. William Blake ve Dostoyevski’den yola çıkan yazar; Rimbaud’dan Oscar Wilde’a, Virginia Woolf’tan Lesboslu Sappho’ya, Cesare Pavese’den Tezer Özlü’ye, Tolstoy’dan Proust’a tarihselliği gözeten bir yerden, incelikli ironi ile bezenmiş keskin mizahi anlatısıyla, Edebi Şeyler’de yine okurlarıyla buluşuyor.
İnsansoyunun tarih içindeki gösterişli ve büyük gürültü koparan devinimi, özünde üç temel motivasyona dayanır: İnsan, ya −Abélard ve Héloise− gibi erotik olarak ya –Stefan Zweig ya da Nâzım Hikmet gibi− politik olarak yahut da –Friedrich Hölderlin ya da William Blake gibi− klinik olarak “orada”dır. Bu üç temel motivasyon, insanın üç ayaklı var oluşuna bir gönderme gibidir: Erotik maceraperestlik –kesinlikle, Immaneul Kant hariç−, vahşi, saldırgan ve kimliksiz bir şey olarak “kan”a (Richard Ramirez, sana da merhaba), politik kararlılık –John Locke dahil−, direnen, göğüs geren ve yara alan bir şey olarak “beden”e, klinik azgınlık ise –Adolf Hitler hariç−, yaratan, sarsılan ve şüphesiz ki hastalıklı bir şey olarak “zihinsel durum”a işaret eder.

Bir Arap Milliyetçisi Yaratmak

Başlık: Bir Arap Milliyetçisi Yaratmak
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2018
Yazar: William L. Cleveland
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 248
ISBN13: 978-605-2325-34-6
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraRob389D&R

Osmanlı İmparatorluğu’nun parlak ve çalışkan pedagogu Satı Bey’den sadece on yıl içinde Arap milliyetçiliğinin öncü teorisyeni Satı el-Husri’yi yaratan süreç sadece kişisel bir dönüşüm hikâyesi olarak anlaşılamaz. Uzun süren savaşların, bitmek bilmeyen mücadelelerin, zaferlerle bitişik hayal kırıklıklarının ortasında mücadele azmi ve büyük irade gücüyle sivrilmiştir Satı el-Husri. Onun 1919 yılında İstanbul’u terk edip Suriye’ye gitme kararı alması Osmanlı basınında, “Suriye’nin bizden ayrılacağı kesinleşti!” yorumlarına sebep olmuştu.

 

Bir imparatorluk (Osmanlı) yıkılmış, bir krallık (Suriye) kurulmuştur ama bu hikâyenin sadece “kopuş” kavramıyla açıklanamayacağının en somut örneği Satı El-Husri’nin hayat hikâyesidir. Osmanlıcılık siyasetinin savunucusu Arap milliyetçiliğinin teorisyeninden büsbütün farklı bir kişi miydi? Osmanlı İmparatorluğu’nun din ve ırk esaslarına göre yönetilmemesi gerektiğini söyleyen Satı Bey, aynı ölçüyü kendi Arap milliyetçiliği için de savunmamış mıydı? Din, mezhep, bölgecilik farkları üzerinde yükselmeyen laik bir Arap milliyetçiliğinin mümkün olduğuna inanan Satı Bey’in mücadelesi bizi yaşadığımız coğrafyanın acıları kadar imkânları üzerine de düşünmeye çağırıyor. Cleveland’ın kitabı okura bir Arap milliyetçisinin oluşum sürecinin dikkatli bir tanıklığını vaat ediyor.     

Toplam 20 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »

Pin It on Pinterest