Böyle iyi mi?

Başlık: Böyle İyi mi?
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2018
Yazar: Ebru Askan
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 96
ISBN13: 9786052325247
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraRob389D&R

 

Böyle İyi Mi!, Ebru Askan’ın ikinci öykü kitabı. Yazar, kelime oyunlarına, zorlama şaşırtcılıklara bel bağlamadan öykülerinde sade bir anlatımı öne çıkarıyor. Askan, kimi zaman öykülerinde salt diyaloglarla şekillenen biçimsel başkalıklar kurarken, çoğunlukla entelektüel merakını alt- metinlerde değil, dil içinde arayan ve deneyimleyen, kendi ile hesaplaşmadan yazarlık taslamayan, olay odaklı bir kurgu ile gerçekliği dönüştürüyor.

Ev içi yaşamın gerginliklerini, aynı zamanda bir kadının toplum içindeki ezberci konumlanışına karşı içsel bir isyanı dillendiren öyküler, bunlar. “Kendimin hem dostu hem de hiç haz etmediği zoraki komşusu oldum çıktım” diyecek kadar kendiyle hesaplaşan, ama diğer bir yandan da “İnanmak, yeni hikâyeler dinlemek istemiyorum.” diyecek kadar da sahici bir anlatı, Böyle İyi Mi!

Bir de erkekler, bu öykülerde hep yan rollerde. İyi ki de…

İyileşmek için çok uğraştım, kendime kurduğum dünyadan çıkıp bir insan sıcaklığı duyumsamaya. Duyumsamak… Kendimle kala kala hiç sevmediğim kelimeleri bile kendi dilime kattım. Kendimin hem dostu hem de hiç haz etmediği zoraki komşusu oldum çıktım. Böyle böyle ihtiyacım azaldı. Beklentim, umudum, hayalim. Başta kitaplara sardım, sonra sonra onlar da aynı şeyleri söyler oldu, sıkıldım. Kitaplarımı parka, bahçeye birer ikişer bırakmaya başladım. Elimde kala kala iyi zamanlarımda, henüz anamdan yadigârdan başka yaram olmadığı zamanlarda okuduğum kitaplar kaldı: Şeker Portakalı, Oblomov, Hasretinden Prangalar Eskittim, bir de...

Âdem

Başlık: Âdem
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2017
Yazar: Niyazi Zorlu
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 96
ISBN13: 9786052325063
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraRob389D&R

 

Niyazi Zorlu, Âdem ile, Şehiriçi Öyküler’in ardından kente “başka” bir şiddet anlatımıyla geri dönüyor. Şehiriçi Öyküleri, gözlemcilikten türeyen dramatik kurgusuyla okuru kuşatan bir kitaptı. Kentin yoksul mahallerinde “yok sayılanların” endişelerini, sıkıntılarını, korkularını ve öfkelerini çarpıcı bir biçimde yansıtan öykülerle doluydu.

Âdem’de ise “dışarıda” kalmanın ürkütücülüğü ile “içeride” olmanın korkusu arasındaki gerilim kendini her satırda hissettiriyor. Rüzgâr, gece, ara sokaklar, başıboş gölgeler, kâbuslar, işitilmedik sözcükler bu kısa ama yoğun kitabın sayfalarında Hergele’ler gibi at koşturuyor. Şiddetin, hem saklı hem aleni hallerinin yoğun olarak işlendiği Âdem, aynı zamanda anlatı ile öykünün iç içe geçtiği biçimler arası bir kurmaca.

Niyazi Zorlu, takıntılarla korkuyu, yabancılıkla psikolojik gerilimi, aşkın durmadan biçim değiştiren hallerini bir arada tutan öyküleriyle kışkırtmaya devam ediyor.

Sesi duyar duymaz başımı kapıya doğru çevirdim ve size “Siz de duydunuz mu?” diye ürpertiyle sordum.

Şşşşt! Seni seviyorum. Biliyorsun, bu zamanda kimse kimseye kolay kolay söylemez bunu! Ben senin yanık tenini, açık alnını, o kara kaşlarını, kara gözlerini; hasılı, o koç duruşunu seviyorum. Seni sertlikten sevecenliğe yuvarlayan sesini ve gülüşünü, seviyorum. Sırtımı sana dayıyorum. Tıpkı sana benziyorum, tıpkı ikizin. Görenler bizi baba-oğul, ağabeyi-kardeş sanıyor. Konuşmalarımız çok satmayan ama oldukça itibarlı bir kitabı çok andırıyor.

Başkalarının Buradaları

Başlık: Başkalarının Buradaları
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2017
Yazar: Selçuk Orhan
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 355
ISBN13: 9786052325001
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraRob389D&R

Cemaat evinde “ağabeyler”i tarafından iki yakası bir araya getirilen lise öğrencisi, kendisine adres soran ihtiyarı bilerek yanıltıp kayboluşunu izlemek üzere takip eden bir genç, kıyamet koptuktan sonra komşusunun gecekondusunda Ferdi Tayfur kasetleri arayan bir adam, rastladığı öğrencilere katılıp felekten bir gün çalan mobilya işçisi…

Yoksulluk, çocukluk, aile, gençlik gibi temaların yanı sıra başörtüsü yasağı, din-sermaye ilişkileri, cemaatler, gecekondulaşma, Müslüman kadının kimlik arayışı gibi 90’lı ve 2000’li yılların güncel meseleleri ses buluyor bu öykülerde. İşlenen konuların siyasi keskinliği kurmaca oyunları ve kayıtsız bir alaycılıkla törpüleniyor. İnsan ilişkilerinin kırılgan gerçeğine tutulan ayna bükülüyor, görüntü bulanıyor, kaygılar ve kahkahalar iç içe geçiyor. Başkalarının Buradaları, Selçuk Orhan’ın Kansızlık (2000) ve Taş Kayık (2003) adlı kitaplarındaki öyküleri bir araya getiriyor.

Sarı bir çekyat odanın neredeyse üçte ikisini kapladığı için bir çalışma masası koyacak alan yoktu. Duvarda bir takvim, Sızıntı’dan kesilmiş, avuçları yağmur damlalarıyla çiğlenmiş bir bebek resmi, bir de en küçüğünden boş bir mantar pano asılıydı. El büyüklüğünde siyah bir cep radyosu ya da kayıt cihazı göze çarpıyordu, belki de sırf o evde konuşulanlar çoğunlukla üniversite odaklı olduğu için Ömer kayıt cihazını İletişim Fakültesi’nde okuyan bir başka ağabeyin varlığına yordu. Yanından ayırmadığı Reebook çantası bacaklarının arasındaydı yine. Kapı aralığından ıslak dirseklerini gördüğü Kamil Ağabey başını içeri uzatıp: “Ömer, İzzet Ağabey gelip seninle konuşacakmış. Bir on dakika bekle,” dedi.

"Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden sonra açın bu kitabı, bir Selçuk Orhan öyküsü okuyun, hayata bakışınızın nasıl değiştiğine şaşıracaksınız."

Alper Canıgüz

Hakkında Çıkan Yazılar

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123

Pin It on Pinterest