Boşluktan Doğan

Başlık: Boşluktan Doğan
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2018
Yazar: Mahmut Temizyürek
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 256
ISBN13: 9786052325100
Satın Al: EganbaBabil

 

"Ne zaman bir şair hakkında yazmak ya da konuşmak sorumluluğunu üstlensem, o anda başlayan bir tedirginlik karıncalanıp durur içimde. Bunun nedeni o şairin kurduğu dünyanın kapılarını ya bulamazsam kaygısı, biliyorum. Bulamazsam, afaki sözlerle havada birkaç silik çizik bırakmak, görevi savıp geçme oyununa düşmek korkusu... Bu korkuyu duyacağıma, şunu sormayı tutum edindim: Şiire giriş için bir kapı var mıdır gerçekten?" sorusuyla başlıyor çözümlemelerine Mahmut Temizyürek. Eleştirel bakışını disiplinler arası okumaları gözeterek sağlamlaştıran yazar sadece şairler üzerine değil, aynı zamanda olgulara da odaklayarak ilerliyor. Kitap, Nazım Hikmet’ten Ahmed Arif’e, Melih Cevdet’ten Behçet Necatigil’e, Can Yücel’den İlhan Berk’e, Hulki Aktunç’tan Kemal Varol’a, Şükrü Erbaş’tan Selim Temo’ya toplam 22 şair hakkında eleştirileri yazılarından oluşuyor. Kadrosu bunlarla da sınırlı değil, kitabın bütünü bir bakıma modern Türkçe şiir tarihi niteliğinde. Boşluktan Doğan, Kürt kökenli şairin ikinci dili ile yazıyor olmasının sonuçları üzerine düşünen, Ergin Günçe gibi sükût suikastine maruz kalmış bir şair üzerindeki sis bulutunu dağıtan ilk yazıları da kapsayan bir kitap. Şiirin kendinde özgü evreninde yıllardır çalışan yazarın bu emeği gözetilerek 2008 Memet Fuat Deneme Ödülü verilen Boşluktan Doğan, ikinci baskısıyla Edebi Şeyler’de…

Nazım Okulu & Teleskoplu Destancı

Başlık: Nazım Okulu & Teleskoplu Destancı
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2018
Yazar: Mahmut Temizyürek
Tür: , ,
Sayfa Sayısı: 144
ISBN13: 9786052325216
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraD&R

Nâzım Okulu, modern Türkçe edebiyatın sosyalist gerçekçi kanonunun oluştuğu okulun adı. Zor zamanlarda, zor koşullarda doğmuş bu eşsiz okulda nasıl çalınıyor modern edebiyatın devrimci mayası? Hocasıyla, öğrencisiyle, doğrudan demokrasisiyle benzeri olmayan bu okuldan Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Orhan Kemal gibi eşsiz anlatı ustaları nasıl çıkıyor? Öncüsü Nâzım Hikmet olan okulun yapısını, yaşantısını, yönelimini, olmayan ‘tüzük ve programını’nın olağan işleyişini; usta-çırak ilişkisinin, ortak değerler etrafında dostluk, yoldaşlık etmenin edebiyatımıza kattığı ışığı ortaya çıkarıyor Temizyürek.

Teleskoplu Destancı, Nâzım Okulu’nun hapishane dışındaki yaratıcılara uzanan etkisini Yaşar Kemal örneğinden işliyor. Yaşar Kemal’in varoluşunu; edebi rahim- doğum- yaratım koşullarının somut ve soyut uçlarını irdeliyor. Temizyürek, sözlü kültür ile yazılı kültür arasındaki dipsiz uçurumda kurulan Yaşar Kemal köprüsünün iki yakadaki karşıt gerçeğini, Homeros’tan Haydar Usta’ya kadar gelen o büyük zinciri, halkların yaratıcılarına miras devreder gibi destanı, anlatıyı devredişini, karşılaştırmalı örneklerle işliyor.

İki Ucu Keskin Bıçak – Cemal Süreya Üzerine

Başlık: İki Ucu Keskin Bıçak - Cemal Süreya Üzerine
Dizi:
Yayıncı: Edebi Şeyler
Basım Tarihi: 2017
Yazar: Ali Özgür Özkarcı
Tür: ,
Sayfa Sayısı: 128
ISBN13: 978-605-2325-09-4
Satın Al: IdefixEganbaBabilKitap YurduPandoraD&R

 

Cemal Süreya’nın sözüydü, “Şairin hayatı şiire dahil”. Bu söz, bir özdeyişe dönüştü. O, kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor, böyle de görülmesini arzuluyordu. Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor: “Cemal Süreya, tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep. Deneyimini, aşkını, melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu.”
Yeni kuşaklar, eskilerin mirasının yağmacısı değil, o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece, sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan, zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar. “Kim var imiş biz yoğ iken burada” diye başlar bu kazı, Karacaoğlan’ın türküsündeki gibi. İşte bu çalışma, kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü. Özkarcı’nın bu çalışmasında T. S. Eliot’ın şu tutumu da işlem kazanıyor: “Hiçbir şairin, hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur” diyordu Eliot, “Ona bir anlam vermek, onu değerlendirmek, onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir. Tek olarak ele alırsanız, ona bir değer biçemezsiniz. Onu karşılaştırmak, karşıtlamak için, ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir. Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil, bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum.” Cemal Süreya’nın şiir deneyimi üzerinden düşünen
bu çalışma, yeni birçok tartışmayı da başlatıyor.

Mahmut Temizyürek

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12

Pin It on Pinterest